Korozyon Çeşitleri Nelerdir? sorusu, metal yüzeylerin neden farklı biçimlerde bozulduğunu anlamak isteyen herkes için temel bir konudur. Korozyon, metalin çevresiyle girdiği kimyasal veya elektrokimyasal etkileşim sonucu oluşur ve bu süreç zamanla dayanımı düşürür, yapısal güvenliği tehlikeye atar. Özellikle Ankara gibi sanayi ve altyapı yatırımlarının yoğun olduğu şehirlerde, korozyonun türünü doğru belirlemek, uygulanacak koruma yöntemini seçmek açısından hayati önem taşır.
Korozyon çeşitleri, çevresel koşullara, kullanılan metalin yapısına ve ortamın nem, sıcaklık gibi değişkenlerine göre farklılık gösterir. Her tür, farklı bir aşınma biçimi yaratır ve bu da yapının ömrünü doğrudan etkiler. Bu nedenle mühendislik projelerinde korozyonun türünü bilmek, sadece metalin değil, tüm sistemin geleceğini belirler.
Başlıca Korozyon Çeşitleri
Korozyonun en bilinen türlerinden biri üniform korozyondur. Metal yüzeyin tamamında eşit şekilde gerçekleşir ve genellikle su, oksijen ya da asidik ortamların etkisiyle oluşur. Görünümü homojendir, fark edilmesi kolaydır ama zamanla ciddi malzeme kaybına neden olur. Ankara’daki endüstriyel tesislerde, özellikle açıkta kalan çelik konstrüksiyonlarda bu tür sıkça gözlemlenir.
Bir diğer yaygın tür ise galvanik korozyondur. Farklı metallerin temas ettiği sistemlerde ortaya çıkar; biri anot, diğeri katot gibi davranarak elektron alışverişine neden olur. Daha aktif olan metal hızla aşınırken diğeri korunur. Bu durum genellikle su hatlarında, bağlantı elemanlarında veya enerji sistemlerinde görülür. Uygun malzeme seçimi ve katodik koruma uygulamaları, galvanik korozyonu önlemenin en etkili yoludur.

Dar boşluklarda, contalar veya flanşların altındaki oksijensiz alanlarda gelişen çatlak (yarık) korozyonu, yüzeyde görünmeyen ama derin ilerleyen bir hasar türüdür. Bu korozyon tipi özellikle sıvı taşıyan boru sistemlerinde tehlikelidir. Benzer şekilde, yüzeyde küçük ancak derin oyuklar oluşturan pitting (oyuk) korozyonu da metalin iç yapısına kadar ilerleyerek kısa sürede yapısal zayıflık yaratır.
Açık alandaki metal yüzeylerde, nem ve hava koşullarının etkisiyle oluşan atmosferik korozyon, Ankara ikliminde oldukça yaygındır. Sıcaklık farkları, karbondioksit ve kirletici gazlar, bu türün ilerlemesini hızlandırır. Direkler, çatılar ve enerji hatları bu risk grubuna girer.
Korozyon Çeşitlerine Karşı Etkili Önlemler
Korozyonun hangi türde geliştiğini bilmek, çözümün ilk adımıdır. Çünkü her korozyon çeşidi, kendine özgü bir koruma yöntemi gerektirir. Katodik koruma sistemleri, anodik koruma teknikleri, boya ve kaplama çözümleri veya düzenli potansiyel ölçüm kontrolleri bu önlemler arasında yer alır. Özellikle yer altı borularında ve depo sistemlerinde kullanılan redresör üniteleri, metal yüzeyin doğal potansiyelini değiştirerek korozyon sürecini durdurur.
Ankara’da yürütülen sanayi, altyapı ve enerji projelerinde bu yöntemlerin her biri sistematik biçimde uygulanır. Çünkü korozyonun erken fark edilmemesi, hem ekonomik hem de güvenlik açısından yüksek maliyetler doğurabilir. Düzenli ölçümler, yüzey analizleri ve koruma sistemleriyle desteklenen yapılar, uzun yıllar boyunca performansını korur.
Korozyon çeşitleri sadece teorik bir bilgi değil, mühendislik uygulamalarında doğrudan etkisi olan bir konudur. Her metal, bulunduğu ortamın koşullarına göre farklı şekilde tepkimeye girer. Eğer siz de yapılarınızda korozyonun etkilerini en aza indirmek ve sistemlerinizi uzun ömürlü hale getirmek istiyorsanız, Ankara’da profesyonel korozyon kontrol ve katodik koruma çözümleri sunan ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
